Anasayfaya Git



İş Cinayetlerini Unutma | İş Cİnayetlerini Unutmadık, Unutmayacağız!
  • 36. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne Davetimizdir

  • Güllük/AKFEN terfi istasyonu davasının 3. duruşması görüldü

  • Milas-Güllük AKFEN Terfi İstasyonu Ceza Davasının 3. Duruşmasına ve Basın Açıklamasına Davetimizdir

  • Mahkeme Heyeti yetkililerin dinlenmesi talebini reddetti

  • Başka Erenler olmasın diyorsan Bakırköy Adliyesi’ne gel! (13 Kasım Perşembe)

  • Çocuk işçi Eren Eroğlu’nu Anıyoruz!

  • İş Cinayetlerine Dur Demek İçin 2 Kasım Pazar 12.30′da Taksim Tramvay Durağına Gel!

  • Adalet Arayan İşçi Aileleri Bilirkişi Raporları’na Dair İTÜ Rektörlüğü’yle görüştü

  • Vicdanlar Başka İş Cinayetleri Olamaması İçin  34. Kez Nöbette

36. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne Davetimizdir

Basına ve Kamuoyuna

Bizler Adalet Arayan İşçi Aileleri olarak başka iş cinayetleri olmasın diyen, adalet isteyen vicdanlı herkesi 7 Aralık 2014 Pazar günü 13.00′te Galatasaray Lisesi önünde tutacağımız 36. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne davet ediyoruz.

Aralık nöbetimizde:

Kasım ayında duruşması görülen davalardan

13 Kasım’da 2. duruşması görülen Özel Doğa Hastanesi-Eren Eroğlu davasını,

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iddianamesi iade edilen Soma davasını,

28 Kasım’da 4. duruşması görülen Güllük-AKFEN davasını,

Aralık ayında duruşması görülecek davalardan

25 Aralık’ta 4. duruşması görülecek olan BEDAŞ-Erkan Keleş davasını,

24 Aralık’ta Yargıtay sonrası ilk duruşması görülecek olan Van/Bayram Otel davasını,

Soma ve Ermenek sonrasında hükümet ve muhalefet tarafından “işçi sağlığı ve iş güvenliğié süreçlerine dönük önerilen ve yapılan düzenlemeleri konuşacağız.

Vicdanlı, adalet duygusunu yitirmemiş herkes “bu vahşeti” anlayarak davranmalı diyoruz. İş cinayetlerine dur diyebilmek için Vicdan ve Adalet Nöbeti”ne başladık, devam ediyoruz.

Ve biz en çok canı yananlar, geride kalanlar için ve başka canlar yanmasın diye,

Davutpaşa, Ostim-İvedik, Van-Bayram Otel, BEDAŞ, Esenyurt-Marmara Park AVM, Kozlu, Milas-Güllük-AKFEN, Arka Sıradakiler dizi seti ve Özel Doğa Hastanesi’nde çalışırken hayatını kaybetmiş işçilerin Adalet Arayan Aileleri olarak,

İŞ CİNAYETLERİNİ UNUTMAMAK-UNUTTURMAMAK için,

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de 28 Nisan’ın İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri ANMA ve YAS Günü ilan edilmesi için change.org üzerinden başlattığımız kampanyamıza imza vermenizi istiyoruz.

Bu nöbetin gazetecisi Soner ŞİMŞEK.

İŞ KAZASI DEĞİL CİNAYET!..

ADALET ARAYAN İŞÇİ AİLELERİ

www.iscinayetleriniunutma.org

unutma@iscinayetleriniunutma.org

facebook.com/VicdanVeAdaletNobeti

twitter.com/iscinayetleri

vicdanveadaletnobeti.wordpress.com

| Yorum bırakın |
 

Güllük/AKFEN terfi istasyonu davasının 3. duruşması görüldü

13227_685172488248280_3989817606899514955_n
Güllük/AKFEN terfi istasyonu davasının 3. duruşması görüldü
17 Haziran 2013 tarihinde, Güllük Belediyesi’ne ait, AKFEN şirketi tarafından işletilen atıksu terfi istasyonunda, gerekli gaz ölçümlerinin yapılmaması ve 50 TL’lik gaz maskelerinin esirgenmesi sonucu 7 işçi hayatını kaybetti. 28 Kasım 2014 Cuma günü (bugün) 3. duruşması Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Bütün sorumluların adil ve etkin bir şekilde yargılanması için çabalayan Güllük / AKFEN Terfi İstasyonunda Hayatını Kaybedenlerin ADALET ARAYAN İŞÇİ AİLELERİ duruşma sonrasında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı aileler adına Günay Özdemir okudu. 3. duruşmada AKFEN Yönetim Kurulu üyesi sanık İbrahim Süha Güçsav’ın duruşmada SEGBİS yoluyla dinlenmesine, yabancı ülke vatandaşı ortakların ifade vermekten kaçınmaları nedeniyle, Emniyet Müdürlüğü’nden giriş-çıkış sorgulaması yapılmasına karar verildiğini açıkladı. 4. duruşmanın 13 Şubat 2015 Cuma günü 10.00’da gerçekleşeceğini aktardı.

Basın Açıklaması:

Basın Kuruluşlarının ve Kamuoyunun Dikkatine

Öncelikle, iş cinayetlerinde hayatlarını kaybeden işçi kardeşlerimize rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Ve biliyoruz ki, Güllük’te 7 canımızı kaybetmemizin nedenleri ile Soma, Torunlar, Ermenek, Davutpaşa, OSTİM, Kozlu ve Esenyurt’ta olduğu gibi yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği iş cinayetlerinin nedenleri aynıdır.
Takipçisi olduğumuz davamızın 3. duruşması bugün Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Bugüne kadar ifadesi alınan sanıkların ve dinlenen tanıkların ifadeleri ile gördük ki kaybettiklerimizin can güvenliği konusunda içimizi yakan bir aymazlık ve ihmal var.

Halen işveren AKFEN’in İsviçreli, İsrailli ve Türkiyeli 3 ortağını mahkeme huzuruna çıkarmak mümkün olamadı… Kayıplarımızın sorumlularının “yurtdışında olmaları” mazeret olarak sunulabiliyor… Kamuoyu bilsin istiyoruz ki yargı tarafından kabul gören bu mazeretin bizlerce kabul edilmesi mümkün değildir.

Çalışma Bakanlığı-İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olay sonrasında hazırlanan teftiş raporunda, olaydan sonra işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin nasıl yerine getirildiğini öğrendik.

Bugün geldiğimiz aşamada, itirazlarımız neticesinde Güllük Belediyesi yetkilileri hakkında soruşturma izni verilmiş ve takipsizlik kararına itiraz ettiğimiz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı -İş Teftiş Kurulu Başkanlığı hakkında soruşturma yolu açılmıştır. Bu sorumluların da yargılanacağına dair inancımızı koruyor; sürecin takipçisi olacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz.

Burada da, mahkeme huzurunda da belirttiğimiz gibi, 7 canımızı kaybetmemize neden olan bu iş cinayetinin sorumlularını bir kez daha açıklıyoruz:

· İşveren AKFEN Güllük Çevre ve Su Yatırım Yapım ve İşletme AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve üyeleri ile Genel Müdürleri sorumludur.

· Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-İş Teftiş Kurulu Başkanlığı sorumludur.

· İller Bankası AŞ yetkilileri sorumludur.

· Güllük Belediye Başkanlığı sorumludur.

“Eksiksiz, bütün sorumlular yargılanmalı!” isteğimiz doğrultusunda adalet mücadelemize devam ediyoruz. Bugün buradayız, her duruşmada Muğla Adliyesi’nde olacağız.

4. duruşma 13 Şubat 2015 Cuma günü 10.00’da gerçekleşecek.

3. duruşmada AKFEN Yönetim Kurulu üyesi sanık İbrahim Süha Güçsav’ın duruşmada SEGBİS yoluyla dinlenmesine, yabancı ülke vatandaşı ortakların ifade vermekten kaçınmaları nedeniyle, Emniyet Müdürlüğü’nden giriş-çıkış sorgulaması yapılmasına karar verildi.

Ve bizler diğer Adalet Arayan İşçi Aileleri ile birlikte her ayın ilk Pazar günü Galatasaray meydanında VİCDAN ve ADALET Nöbeti’ndeyiz. ÇÜNKÜ,

Hâkimler-Savcılar ve Bilirkişiler, her iş cinayetini “kamu düzenine dair bir suç” olarak görmedikçe, adil-vicdanlı ve cesur olmadıkça, kamusal denetim mekanizmaları en etkin şekilde işletilmedikçe, işverenlerin işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri almasında caydırıcılık artırılmadıkça, sendikalar ve emekten/emekçiden yanayım diyen partiler-organizasyonlar görevlerini yapmadıkça iş cinayetleri sürmeye devam edecektir.

Bizler böyle olmasın diye mücadelemize devam edeceğiz. Aileler olarak bir araya gelerek sürdürdüğümüz adalet mücadelesinde, bizlerle dayanışma gösteren bütün kişi ve kurumlara teşekkür ediyoruz. Gözünüz, kulağınız, varlığınız, vicdanınız bizimle olsun.

Ve yetkililere sesleniyoruz,

· 28 Nisan diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri ANMA ve YAS Günü ilan edilmelidir.

· Güllük/ AKFEN’de hayatını kaybeden işçiler anısına GÜLLÜK’TE, ONLARIN SOLUYACAKLARI HAVAYA HASRETİNİ temsil edecek yemyeşil bir park yapılmalıdır.

Saygılarımızla

Kaza Değil, Cinayet!

GÜLLÜK’Ü UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ!..

Bütün Sorumluların Yargılansın. ADALET İSTİYORUZ!..

Güllük / AKFEN Terfi İstasyonunda Hayatını Kaybedenlerin ADALET ARAYAN İŞÇİ AİLELERİ

www.iscinayetleriniunutma.org
unutma@iscinayetleriniunutma.org
www.gullukuunutma.org
facebook.com/VicdanVeAdaletNobeti
twitter.com/iscinayetleri

| Yorum bırakın |
 

Milas-Güllük AKFEN Terfi İstasyonu Ceza Davasının 3. Duruşmasına ve Basın Açıklamasına Davetimizdir

IMG_1146


Milas-Güllük AKFEN Terfi İstasyonu Ceza Davasının 3. Duruşmasına

ve

Basın Açıklamasına Davetimizdir

17 Haziran 2013 tarihinde, Güllük Belediyesi’ne ait, AKFEN Şirketi tarafından işletilen atıksu terfi istasyonunda, gerekli gaz ölçümlerinin yapılmaması ve 50 TL’lik gaz maskelerinin esirgenmesi sonucu 7 canımızı kaybettik. Bütün sorumluların yargılandığı adil ve etkin bir yargılanmanın gerçekleşmesi için çabalıyoruz.

3. Duruşma 28 Kasım 2014 Cuma (Yarın) günü gerçekleşecek.

Mahkeme tarafından, talimatla ifadesine başvurulan çeşitli sanıkların Ankara, İstanbul ve İzmir’de yapılan ifade verme duruşmalarına iştirak ettik. 2. duruşmada, şirketin genel müdürünü, tanıkları dinledik. Gördük aymazlığı ve ihmali.

Şirket ortaklarından hâlâ yurtdışında olduğu beyan edilen sanıkların ifadelerini öğreneceğiz. Yıllardır kazanç elde ettikleri işletmede meydana gelen iş cinayetinde, mahkeme huzuruna gelmemelerini kabul edebilmemiz mümkün değil.

Hakkında soruşturma izni verilen, Güllük Belediyesi yetkilileri hakkında düşünülen yargısal işlem devam ediyor.

Ve nihayet denetim sorumluluğunu yerine getirmediği için hakkında suç duyurusunda bulunduğumuz Çalışma Bakanlığı – İş Teftiş Kurulu Başkanlığı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına Mahkeme nezdinde yaptığımız itiraz kabul edildi. Soruşturma izni çıktı, süreç devam ediyor.

“Eksiksiz, bütün sorumlular yargılanmalı!” isteğimiz doğrultusunda adalet mücadelemize devam ediyoruz. 28 Kasım 2014 Cuma (yarın) Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan davamızın duruşmasına davet ediyoruz.

Duruşma sonrası, saat 12.30’da Adliye önünde yapacağımız açıklamaya alaka göstereceğinizi umut ediyor, katılımınızı bekliyoruz.

Saygılarımızla

İş Kazası Değil, Cinayet!

GÜLLÜK’Ü UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ…

Bütün Sorumluların Yargılanmasını İstiyoruz…

ADALET İSTİYORUZ…

 

GÜLLÜK/ AKFEN Terfi İstasyonunda Hayatını Kaybedenlerin ADALET ARAYAN İŞÇİ AİLELERİ

www.iscinayetleriniunutma.org

unutma@iscinayetleriniunutma.org

www.gullukuunutma.org

facebook.com/VicdanVeAdaletNobeti

| Yorum bırakın |
 

Bakanlık vesayetine rağmen Van Bayram Otel Davası’nda adalet arayışımız sürüyor!

BASIN KURULUŞLARININ VE KAMUOYUNUN DİKKATİNE!..

Son 2 gündür, kamuoyunda Van Bayram Otel davası olarak bilinen davamızın yargılama süreçleriyle ilgili, çeşitli basın yayın organlarında çıkan haberler üzerine, süreç hakkında bilgi paylaşmak üzere açıklamamızdır.

23/10/2011 tarihinde Van ilinde 7,2 şiddetinde bir deprem meydana gelmiş ve çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. Depremden sonra artçı sarsıntılar devam etmiş ve 9/11/2011 tarihinde 5,6 şiddetinde ikinci bir deprem gerçekleşmiştir. İkinci depremde yakınlarımız DHA muhabiri/gazeteci Cem EMİR, DHA muhabiri/gazeteci Sebahattin YILMAZ ve Önal EROL da dahil olmak üzere Van il merkezinde bulunan Bayram Otel’de kalmakta olan 24 kişi otel binasının çökmesi sonucu hayatını kaybetmiştir.

1- Olayın ardından Van Cumhuriyet Başsavcılığı resen soruşturma başlatmıştır. Müvekkillerin tamamının da şikâyetçi olarak katıldığı soruşturma kapsamında hazırlanan Bilirkişi Raporu’nda birden fazla kişinin sorumluluğunun bulunduğu, binada hasar tespiti yapmayan ilgili birimlerin de kusurlu olduğu belirlenmiştir.

Soruşturma sonucunda, otel işletmecisi hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan Van Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açılmasına, vefat eden yapı sahibi ve diğer şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına ve Van Valisi ile Afet ve Acil İşler Daire Başkanlığı (AFAD) görevlileri hakkında 2/12/1999 tarih ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 3. ve 12. maddeleri gereği görevsizlik kararı verilerek soruşturma dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verilmiştir.

2- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 9/10/2012 tarihinde Van Valisi ve AFAD görevlileri hakkında görevi kötüye kullanmaya ilişkin iddiaların somut bilgi ve belgelere dayanmadığı, ilgililer açısından suç oluşturan ön inceleme yapılmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle şikâyetin işleme konulmamasına karar vermiş, bu karara tarafımızca 12/11/2012 tarihinde Danıştay 1. Daire nezdinde itiraz edilmiştir.

3- Danıştay 1. Dairesi, 4/12/2012 tarih ve E.2012/1699, K.2012/1856 sayılı kararında 4483 sayılı Kanun’da Cumhuriyet Başsavcılıklarının kararlarına karşı herhangi bir itiraz yolu öngörülmediğinden bahisle itirazımızı incelemeksizin reddetmiştir. Bu durum üzerine, 30/11/2012 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunduk.

4- Anayasa Mahkemesi tarafından, başvurumuz hakkında;

  • Anayasa’nm 17. maddesinin ihlaline ilişkin şikâyetlerin KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, Kararın bir örneğinin 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 7/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verdi.

5- Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.11.2013 tarih ve 2013/304 sayılı Soruşturma Numarası ile ilgililer hakkında gereğinin takdiri ile verilecek karar, dayanağı belgeler ile birlikte gerekçeli raporun gönderilmesi için İçişleri Bakanlığı’na göndermiştir.

6- İçişleri Bakanlığı’nın 19.2.2014 tarihli ve (65-1) 643 sayılı görev emri ile Ön İnceleme yapma üzere Mülkiye Başmüfettişleri görevlendirilmişlerdir. İçişleri Bakanlığı / Mülkiye Müfettişliği’nin Eski Van Valisi Münir KARALOĞLU ve İl Afet Acil Durum Müdürü Cafer GİYİK, Erciş Kaymakamı Ramazan FANİ hakkında Teftiş Kurulu Başkanlığı’na 13.3.2014 tarih ve 42/5. 136/5 numaralı Ön İnceleme Raporunu sunmuşlarıdır.

  • Söz konusu Ön İnceleme de, haklarında şikâyetçi olduğumuzEski Van Valisi Münir KARALOĞLU ve il Afet Acil Durum Müdürü Cafer GİYİK hakkında “soruşturma izni verilmesi” yönünde kanaatlerini açıklamışlardır.

7- İçişleri Bakanlığı; Başmüfettişlerin Ön inceleme de haklarında “soruşturma izni verilmesi” yönünde kanaatlerini açıkladığı, Eski Van Valisi Münir KARALOĞLU ve İl Afet Acil Durum Müdürü Cafer GİYİK, 17/03/2014 tarih ve 2014/121 sayılı kararıyla, “Soruşturmaya İzin Verilmemesi” kararı vermiştir.

8- Bu karara karşı da, Danıştay 1. Daire’ye yaptığımız itiraz görüşülmeyi beklemektedir.

Bizler bütün sorumluların yargılanması için çabamızı sürdürmeye sonuna kadar devam edeceğiz. Yine bu vesileyle hatırlatmak isteriz ki; bu davanın bizlerin aklındaki yeri bir “İŞ CİNAYETİ” davası hükmündedir. Nitekim, SGK tarafından da “iş kazası” olarak sayılmıştır.

 

Van Bayram Otel Davası Şikâyetçilerinden, Bilge AKYOL-Sinem EMİR-Tuncel EMİR-Mehmet Ali EMİR- Nurten EMİR-Kemal EMİR-Hale SÖNMEZ-Lale İMREN-Mevlüde EROL-Alp Eren YILMAZ-Gönül YILMAZ-Ecem YILMAZ

 

ADALET ARAYAN İŞÇİ AİLELERİ

www.iscinayetleriniunutma.org

unutma@iscinayetleriniunutma.org

www.vanbayramoteliunutma.org

facebook.com/VicdanVeAdaletNobeti

twitter.com/iscinayetleri

| Yorum bırakın |
 

Mahkeme Heyeti yetkililerin dinlenmesi talebini reddetti

Eren Eroğlu Davasının 2. Duruşması Görüldü – 13 Kasım 2014 Basın Bülteni

Mahkeme Heyeti yetkililerin dinlenmesi talebini reddetti

Eren_Eroglu_2._Durusma_Foto

31 Ekim 2013’te, Esenyurt / Özel Doğa Hastanesi’nin tabela takma işini yaparken 17 yaşındaki Eren Eroğlu iş cinayetinde hayatını kaybetti.

2. duruşması 13 Kasım 2014 Perşembe günü (bugün)  İstanbul / Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Adalet Arayan İşçi Aileleri adına basın açıklamasını Esenyurt-Marmara Park AVM çadır yangınında abisini kaybeden Damla Kıyak okudu. Eksiksiz tüm sorumluların yargılanması için adalet mücadelesinin sürdürüldüğü, hastanenin eski Başhekimi ve TDS reklam firması yetkilisinin ifadelerinin işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin nasıl da önemsiz görüldüğünü gösterdiği, 5 kişinin sanık olarak yargılanmasının yeterli ve tatmin edici olmadığı aktarıldı.

Mahkemeden, yüksek gerilim hattı geçen bir arsada, yönetmelikte belirtilen kesinlikle girilmeyecek alanı ihlal eden bina inşaatına ruhsat verdiği ve kullanıma izin verdiği için Esenyurt Belediyesi yetkilileri, 5 metrelik alanı tapuya şerh ettirmediği için TEİAŞ yetkilileri, bu ihlale rağmen binaya Hastane Binası Ruhsatı verdiği için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri’nin tanık olarak dinlenmelerini ve Bilirkişi İncelemesi yaptırılmasını talep ettik” denildi.

2. duruşmada Mahkeme Heyeti, ailelerinin hukukçularının Esenyurt Belediyesi, TEİAŞ ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin dinlenmesi taleplerini reddetti; bilirkişi incelemesi talebini kabul etti.

3. duruşma 28 Ocak 2015 Çarşamba günü 14.30’da görülecek.

 

Basın Açıklaması:

Basın Kuruluşlarına ve Kamuoyuna!..

Öncelikle, Ermenek’te ve Isparta’daki işçi kardeşlerimiz başta olmak üzere, iş cinayetleri ve katliamlarında hayatını kaybeden kardeşlerimize rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Bütün iş cinayetleri birer uzlaşma ve görmeme-duymama, işçinin hayatını kıymetsizleştirmenin belgesidir. İşvereniyle, denetim sorumluluğu olanlarla ve layığıyla ceza soruşturması yapmayanıyla, etkin ceza yargılaması yapmayanıyla, bilirkişi ahlakına uygun davranmayanıyla…

31 Ekim 2013 tarihinde, Esenyurt/Özel Doğa Hastanesi’nin tabela takma işini yaparken Eren Eroğlu iş cinayetinde hayatını kaybetti. 2. duruşması bugün Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Olayın olduğu günden bu yana, “Eksiksiz, bütün sorumlular yargılanmalı!” isteğimiz doğrultusunda adalet arayışımızı sürdürdük. İşte böyle olmasın diye, 5 kişinin davada sanık olarak yargılanması, bizler için yeterli ve tatmin edici değildir. Her fırsatta söyledik, yine söylüyoruz. “Eksiksiz, bütün sorumlular yargılanmalı!”

Nitekim duruşmada,

  • Hastanenin eski Başhekimi ve TDS reklam firması yetkilisinin ifadeleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin nasıl da önemsiz görüldüğünü gösterdi. Ne hastane ne de TDS reklam yapılan işe göre çalışma ortamına ve işçi güvenliğine dair hiçbir önlem alma gereksinimi duymadıklarını beyan etmiş oldular.
  • Tabelayı ilk takan işçi tanık Metin Yıldız’ın ifadelerinde ise, daha o zaman iskele kullanıldığı halde yaşanan “kaza”yı dinledik.
  • Mahkemeden, yüksek gerilim hattı geçen bir arsada, yönetmelikte belirtilen kesinlikle girilmeyecek alanı ihlal eden bina inşaatına ruhsat ve kullanıma izin verdiği için Esenyurt Belediyesi yetkilileri, 5 metrelik alanı tapuya şerh ettirmediği için TEİAŞ yetkilileri, bu ihlale rağmen binaya Hastane Binası Ruhsatı verdiği için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri’nin tanık olarak dinlenmelerini ve Bilirkişi İncelemesi yaptırılmasını talep ettik.
  • Mahkeme kurum yetkililerinin tanık olarak dinlenilmesi isteğimizi kabul etmedi. Dosyadaki Bilirkişi Raporu’nun yetersizliği nedeniyle, Elektrik Mühendisleri Odası’ndan bilirkişi olma ehliyeti taşıyan bir elektrik mühendisi, Şehir Plancıları Odası’ndan bilirkişi olma ehliyeti taşıyan bir şehir plancısı ve İnşaat Mühendisleri Odası’ndan bilirkişi olma ehliyeti taşıyan bir inşaat mühendisinden ya da üniversitelerin ilgili bölümlerinden uzmanlarla bilirkişi heyeti teşekkülü ile bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi talebimizi ise kabul ederek 28 Ocak 2015 tarihinde yapılacak duruşmada davayı neticelendirmeye karar verdi.

Başka canların yanmamasını, başka annelerin ve babaların ağlamamasını istiyoruz. Bir araya gelerek, bu memleketin geleceği için, işçi sağlığı ve iş güvenliği için, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları için, kanundışı çalışma koşullarını sona erdirmek için davalarımızın takipçisi olmaya devam ediyoruz. Eroğlu ailesiyle birlikte diyoruz ki, kaygılarımız ortada. Ve buradan bilirkişilik yapan uzmanlara, Savcılara ve Hâkimlere sesleniyoruz!..

İş cinayetinin meydana geldiği olaylarda, uzmanlığınızı “bütün sorumluların sorumluluklarını ortaya koymak” üzere seferber edin. Adaletin yerini bulmasına mani olan değil, yardımcı olan tutumun sahibi olun. 1 yıldır haykırıyoruz: “İş kazası değil, bu bir Cinayet!” 1 yıldır haykırıyoruz: “Sorumlular yargılansın, Adalet istiyoruz!”, “Eren’i unutmadık, unutturmayacağız!”

  • Her ayın ilk Pazar günü saat 13.00te İstanbul Galatasaray Meydanında tutmaya başladığımız VİCDAN ve ADALET Nöbeti’ne devam ediyoruz.
  • 28 Nisan’ın başka ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri ANMA ve YAS Günü ilan edilmesi talebimizi yineliyoruz.

Bizler, aileler olarak bir araya gelip sürdürdüğümüz adalet mücadelesinde, bizlerle dayanışma gösteren bütün kişi ve kurumlara teşekkür ediyoruz. Gözünüz, kulağınız, varlığınız, vicdanınız bizimle olsun. Saygılarımızla

Adalet Arayan İşçi Aileleri

www.iscinayetleriniunutma.org

unutma@iscinayetleriniunutma.org

facebook.com/VicdanVeAdaletNobeti

twitter.com/iscinayetleri

vicdanveadaletnobeti.wordpress.com

| Yorum bırakın |
 

Başka Erenler olmasın diyorsan Bakırköy Adliyesi’ne gel! (13 Kasım Perşembe)

31 Ekim 2013’te, Esenyurt-Özel Doğa Hastanesi’nin tabela takma işini yaparken işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri alınmadığı için hayatını kaybeden 17 yaşındaki çocuk işçi Eren Eroğlu 2. duruşması 13 Kasım Perşembe (yarın) Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. 

Eren Eroğlu 2013′te hayatını kaybeden 55 çocuk işçiden biri. 2014′ün ilk dokuz ayında 42 çocuk işçi daha iş cinayetlerinde hayatını kaybetti, engelleyemedik. Başka Erenler olmasın diyorsan 11.00′de adliye önünde yapılacak basın açıklamasına sen de gel! 

Özel Doğa Hastanesi’nde İş Cinayetinde Hayatını Kaybeden Eren Eroğlu’nun

2. Duruşmasına ve Basın Açıklamasına Davetimizdir

 31 Ekim 2013’te, Esenyurt-Özel Doğa Hastanesi’nin tabela takma işini yaparken 17 yaşındaki çocuk işçi Eren Eroğlu iş cinayetinde hayatını kaybetti.

2. duruşması 13 Kasım 2014 Perşembe günü (yarın) İstanbul/Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Olayın olduğu günden bu yana, “Eksiksiz, bütün sorumlular yargılanmalı!” isteğimiz doğrultusunda adalet arayışımızı sürdürdük.

Eroğlu cinayetinden, yüksek gerilim hattı geçen bir arsada, yönetmelikte belirtilen kesinlikle girilmeyecek alanı ihlal ederek bina inşaatına ruhsat ve kullanıma izni verdiği için Esenyurt Belediyesi yetkilileri, kesinlikle girilmeyecek 5 metre mesafeyi tapuya şerh ettirmediği için TEİAŞ yetkilileri, bu ihlale rağmen binaya Hastane Binası Ruhsatı verdiği için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ve gerekli önlemleri ve eğitimleri aldırmadan binaya çıkaran İşveren şirketleri TDS reklam ve Özel Doğa Hastanesi yetkilileri sorumludur.

Biz Adalet Arayan İşçi Aileleri olarak başka canların yanmamasını, başka annelerin ve babaların ağlamamasını istiyoruz. Bir araya gelerek, bu memleketin geleceği için, işçi sağlığı ve iş güvenliği için, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları için, kanundışı çalışma koşullarını sona erdirmek için davalarımızın takipçisi olmaya devam ediyoruz. Eroğlu ailesiyle birlikte,

13 Kasım 2014 Perşembe günü (yarın) İstanbul/Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan davamızın 2. duruşmasına davet ediyoruz.

Saat 11.00’de Adliye önünde yapacağımız açıklamaya alaka göstereceğinizi umut ediyor, katılımınızı bekliyoruz.

Saygılarımızla

Adalet Arayan İşçi Aileleri

www.iscinayetleriniunutma.org

unutma@iscinayetleriniunutma.org

facebook.com/VicdanVeAdaletNobeti

twitter.com/iscinayetleri

| Yorum bırakın |
 

Çocuk işçi Eren Eroğlu’nu Anıyoruz!

eren eroglu_son

31 Ekim 2013‘te işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri alınmadan tabela asma işine gönderilen 17 yaşındaki çocuk işçi Eren Eroğlu yüksek gerilime kapılarak hayatını kaybetti.
Eren Eroğlu’nun adalet arayan ailesi cinayetin üstünün örtülmemesi için adalet mücadelesine başladı. Eksiksiz bütün sorumluların yargılanmasını, başka Erenler’in ölmemesini istiyorlar.
Eren Eroğlu 2013‘te hayatını kaybeden 55 çocuk işçiden biri.
2014‘ün ilk dokuz ayında 42 çocuk işçi daha iş cinayetlerinde hayatını kaybetti, engelleyemedik.
Ölümünün 1. yıldönümünde Eren’i hayatını kaybettiği yerde anıyoruz. 1 Kasım 2014 Cumartesi günü 12.00′de Özel Doğa Hastanesi önündeyiz. 
 
Başka Erenler olmasın diyorsan sen de gel! 
| Yorum bırakın |
 

İş Cinayetlerine Dur Demek İçin 2 Kasım Pazar 12.30′da Taksim Tramvay Durağına Gel!

ErmenekYuruyusPoster_son
 
2013‘te en az 1235 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.
2014‘ün ilk dokuz ayında en az 1430 işçi hayatını kaybetti.
13 Mayıs 2014‘te resmi rakamlara göre 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma‘da gözyaşları henüz kurumamışken, verilen sözler tutulmamışken Ermenek faciasında 18 madenci toprak altında mahsur.
Umudumuz her geçen dakika azalırken 18 kardeşimizin kurtarıldığı haberini duymak istiyoruz.
Soma Holding gibi Has Şekerler de her türlü tedbiri aldığını iddia edebiliyor utanmadan. Facianın doğal afet olduğunu söyleyebiliyor.
Çalışma Bakanı “Bu ocağa ruhsat verilmemeliydi” diyebiliyor. Kapatma kararı veren müfettişlere patronların, yetkililerin, vekillerin baskı yaptığından yakınabiliyor.
Sorumluluğu bir çırpıda görünmez birilerinin sırtına yükleyerek konuşuyor hükmedenler. “Fıtratı”nda var diyemiyorlar da artık, “Öğle yemeği madende yenir mi?” diye soruyorlar. Torba yasaya dolduruveriyorlar hayatını kaybetmiş işçileri, işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar.
Soma’dan sonra, Torunlar’dan sonra hesabını soracağız diyen vicdanlı herkese sesleniyoruz. İş cinayetinde hayatını kaybeden her bir işçinin hesabını sormazsak daha çok Ostimler, Somalar, Torunlar, Ermenek’ler meydana gelir. Daha bugün Isparta’da mevsimlik tarım işçilerini taşıyan bir minibüs devrildi, 18 işçi hayatını kaybetti. Daha ne kadar susacağız?
Adalet Arayan İşçi Aileleri tüm kayıplarımızın hesabını sormak, iş cinayetlerini durdurmak için vicdanlı, adalet duygusunu kaybetmemiş, artık yeter diyen herkesi 2 Kasım Pazar günü 12.30′da Taksim Tramvay durağından Galatasaray Lisesi Meydanına yapacakları yürüyüşe, 13.00′te tutacakları 35. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne çağırıyor.
Sen olmazsan bir kişiden çok daha fazla eksiğiz!
| Yorum bırakın |
 

Ostim ve İvedik Patlamaları Davasının 23. Duruşmasına ve Basın Açıklamasına Davetimizdir

Üçüncü yılını geride bıraktığımız yargılamada, tutuklu sanık kalmadı. Adil bulmuyoruz. “Eksiksiz, bütün sorumlular yargılanmalı!” isteğimiz doğrultusunda adalet mücadelemize devam ediyoruz.

Bilirkişi Raporu’na itirazlarımız hakkında Mahkeme’nin kararını bekliyoruz. Duruşma yapmadan, yokluğumuzda verilen tahliye kararlarını da soracağız Mahkeme’ye.

Bilirkişi Raporu’nu düzenleyenlerin adaletsiz ve biliminsanı ahlakıyla, bilirkişilikle bağdaşmayan raporları hakkında kanaatlerimizi Adalet Arayan İşçi Aileleri’yle birlikte bizzat İTÜ’ye (İstanbul Teknik Üniversitesi ) giderek ilettik.

Bizler Ostim ve İvedik’te canlarını, sevdiklerini kaybetmiş kişiler olarak, başka canların yanmamasını, başka annelerin ve babaların ağlamamasını istiyoruz. Bir araya gelerek, bu memleketin geleceği için, işçi sağlığı ve iş güvenliği için, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları için, kanundışı çalışma koşullarını sona erdirmek için davalarımızın takipçisi olmaya devam ediyoruz…

24 Ekim 2014 Cuma (yarın) Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan davamızın 23. duruşmasına davet ediyoruz.

Duruşma öncesi saat 09.30’da Adliye önünde yapacağımız açıklamaya, alaka göstereceğinizi umut ediyor, katılımınızı bekliyoruz.

Saygılarımızla

Ostim-İvedik Patlamalarında Adalet Arayan İşçi Aileleri

| Yorum bırakın |
 

Adalet Arayan İşçi Aileleri Bilirkişi Raporları’na Dair İTÜ Rektörlüğü’yle görüştü

 

itü_bilirkişi_ziyaretAdalet Arayan İşçi Aileleri olarak, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörlüğü’ne geçen hafta yaptığımız görüşme talebine binaen Rektörlük tarafından bugün (21.10.2014)verilen randevuya heyet olarak icabet ettik.

Görüşme saat 13.00’te İTÜ Rektörlük binasında gerçekleşti. Davutpaşa (İstanbul), Esenyurt Marmara Park AVM (İstanbul), Ostim-İvedik (Ankara), Bayram Otel (Van), Arka Sıradakiler dizi seti (İstanbul), Özel Doğa Hastanesi (İstanbul), Soma davalarında adalet mücadelesini sürdüren ailelerinden oluşan 12 kişilik temsil heyetimiz tarafından görüşme gerçekleştirildi.

İTÜ Rektörlüğü adına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fuat Aydın, iki iş güvenliği uzmanı ve bir üniversite avukatından oluşan heyet görüşmeye katıldı.

Görüşmede aileler olarak aktardıklarımız:

1- İş cinayetleri davalarında ağırlıklı olarak İTÜ akademik kadrosunda yer alan öğretim üyeleri görev yapmaktadır. Bilirkişi atamasının Rektörlük tarafından yapılmadığı bilinmektedir, ancak bu durum bilirkişilerin düzenlediği raporlardaki özensiz ve işçi aleyhine tutumları makul kılamaz, üniversite yönetiminin bu durumu dert etmesi gerekir.

2- Bilirkişiler iş cinayetleri davalarında mahkeme kararlarında meydana gelen değişimin dahi gerisinde kalmaktadır. Halen faillerin taksirle yargılanmaları merkezli bir kanaatle davranmaktadırlar. En son Yargıtay’ın Bursa Kemalpaşa davasındaki bozma gerekçesi ve Davutpaşa davasındaki denetim sorumluluğu olanlar hakkında verilen mahkeme kararlarını dikkate almamaktadırlar.

3- Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişilerin kendilerini mahkeme heyeti yerine koymaktan vazgeçmeleri gerekmektedir. Bilirkişiler meydana gelen iş cinayetinin oluş nedenlerini araştırma ve analizi ile yükümlüdürler. Ancak bu analizleri ve mevzuatımız tarafından tanımlanmış görev ve yetkiler bağlamında birden fazla kişinin sorumluluğunu ortaya koyacak biçimde vazifelerini yapmamaktadırlar. Asıl işverenler ve idari kurumların sorumluluklarının tespitinden özellikle kaçınmaktadırlar.

4- Mahkeme tarafından tarafları dikkate alarak yöneltilen ve bilirkişi incelemesinde cevabı aranan sorulara yanıt vermekten kaçınmaktadırlar. Mahkeme tarafından tekraren sorulmasına rağmen yanıtsız bırakmak suretiyle keyfi bir tutum sergilemektedirler.

5- Esenyurt, Davutpaşa ve BEDAŞ davalarında görüldüğü üzere daha önce alınan bilirkişi raporlarında sorumluluğu tespit edilen işverenler ve idari kurumların sorumluluklarının tespitinde çelişik ve nedeni izah edilmeyen, sorumluluğu daraltan yaklaşımda ısrar etmektedirler.

6- Genel eğilim olarak hayatını kaybeden işçileri kusurlu bulma yönünde bir tutum sergilemektedirler.

7- Ankara Ostim-İvedik davasında görüldüğü gibi 20 kişinin hayatını kaybettiği ruhsatsız işyerinde meydana gelen patlamada, işyerinin ruhsatsız olarak faaliyet göstermesi apaçık ortadayken OSB yönetimi işverene ve ruhsat denetimi yapmayan kurumlar bakımından değerlendirmeye dahi konu etmemektedirler.

Bizler aileler olarak, İTÜ Rektörlüğü nezdinde üniversite camiasının gerçekten iş cinayetlerinden bir parça dahi olsa rahatsızlığı varsa bu tutumlarını gözden geçirmeleri gerektiğini, geleceğin mühendislerini ve iş güvenliği uzmanlarını yetiştirme iddiasında olan bir üniversitenin bilirkişi görevi yapan akademik kadrolarına bir hatırlatma ve sesleniş içinde bulunmasını elzem görmekteyiz.

Sadece duruşmalarımızı takip etmekle ve her ayın ilk pazarı Galatasaray Meydanı’nda Vicdan ve Adalet Nöbeti tutmakla yetinmeyeceğiz. Ceza davalarında etkisi bu kadar yüksek olan bilirkişilik kurumunu sorgulayacağız ve bilim ahlakına da uymayan, objektif hazırlanmamış her raporu hazırlayanlarla birlikte teşhir edeceğiz.

Umuyoruz ki İTÜ Rektörlüğü kendilerine bir saate yakın bir sürede hepimizin tek tek anlattığı bu eleştirileri ve uyarıları ciddiye alarak gereğini yapar.

İTÜ ile görüşmeye giden Adalet Arayan İşçi Aileleri Heyeti

| Yorum bırakın |
 
  • Maden İşçilerini Unutma
  • Facebook/Twitter