Anasayfaya Git



İş Cinayetlerini Unutma | İş Cİnayetlerini Unutmadık, Unutmayacağız!
  • 41. Vicdan ve Adalet Nöbeti Basın Bülteni

  • 41. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne davetimizdir

  • 1 Mayıs 2012′de kaybettiğimiz Selin Erdem’i anıyoruz!

  • 28 Nisan Anma ve Yas Günü yürüyüşüne davetimizdir (28 Nisan Salı 19:00 Taksim tramvay durağı)

  • İş Cinayetlerini Birlikte Durdurabiliriz!

  • Doğan Hızlan: “Bir yıllık utancın dökümü”

  • Adaletin bu mu SAVCI!

  • Esenyurt Marmara Park AVM çadır yangını davasını 15. duruşmasına davetimizdir

  • Soma katliamı davası hasıraltı edilmesin, davayı sahipsiz bırakmayın

  • 40. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne davetimizdir

  • Yanarak hayatını kaybeden 11 işçi 11 fidanla anıldı

41. Vicdan ve Adalet Nöbeti Basın Bülteni

41. Vicdan ve Adalet Nöbeti Ardahan BOTAŞ’ta hayatını kaybeden işçiler için tutuldu

41. Vicdan ve Adalet Nöbeti 3 Mayıs 2015 Pazar günü 13:00′te Galatasaray Meydanı’nda tutuldu. Her ayın ilk pazar günü tutulan nöbette Adalet Arayan İşçi Aileleri 41. kez “İş cinayetlerini birlikte durdurabiliriz,” dedi.

Nöbette Arhadan’da BOTAŞ doğalgaz hattı döşemesi esnasında hayatını kaybeden Hakan Kuruçaylı’nın annesi Gülten Kuruçaylı, gönüllü hukukçu Erbay Yucak iş cinayetindeki ve davadaki adaletsizliği; yakınlarını kaybeden ve davayı takip eden gönüllü hukukçu Berrin Demir Soma’daki adalet mücadelesini; 1 Mayıs 2012′de Arka Sıradakiler dizi setinde hayatını kaybeden Selin Erdem’in annesi Hacer Erdem 3. yıldönümü anmasını ve Adalet Arayana Destek Grubu’ndan Eylem Can 15 Mayıs’ta kitapçılarda olacak 2014 İş Cinayetleri Almanağı‘nı anlattı.

41.VAN

Adalet Arayan İşçi Aileleri adına basın açıklamasını 2008‘de 20 işçinin hayatını kaybettiği Davutpaşa patlamasında kardeşi Heybetullah Güleç‘i kaybeden Hakkı Güleç okudu. Aileler 41. kez iş cinayetlerinin neden artarak devam ettiğini “Adil ve bütün sorumluların yargılanması hususunda hükümet edenler etkili tutum almadıkça, hâkimler, savcılar ve bilirkişiler her iş cinayetini ‘kamu düzenine dair bir suç’ olarak görmedikçe, kamusal denetim mekanizmaları etkili olarak yerine getirilmedikçe, işverenlerin işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri alması sağlanmadıkça, taşeron sistem devam ettikçe, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmadıkça, sendikalaşan işçileri işten atan işverenler cezalandırılmadıkça, sendikalar ve emekten/emekçiden yanayım diyen partiler-organizasyonlar görevlerini yapmadıkça iş cinayetleri meydana gelmeye devam edecektir,” sözleriyle aktardı.

”Türkiye bir işçi mezarlığı, hiçbirimiz bu çemberin dışında değiliz”

Nöbetin gazetecisi Esra Yalçınalp, nöbete katılan herkese teşekkür ederek sözlerine başladı. Hayatını devam ettirmek için emeğini satmak zorunda olan herkesin işçi olduğunu; fotoğraf makinesi, klavye ya da herhangi bir mühendislik aracı kullanıyor olmanın işçi olma gerçeğini değiştirmediğini hatırlattı. Türkiye’de her gün 5 ila 8 işçinin ekmeğini kazanmak için evinden çıkıp bir daha evine dönemediğini, her yıl en az 4 Soma katliamının meydana geldiğini, tek tek işçilerin hayatını kaybetmesinin yeterince gündeme gelmediğini belirtti. Yalçınalp, Türkiye’nin bir işçi mezarlığına döndüğünü, çemberin her gün daraldığını, hiç kimsenin bu çemberin dışında olmadığını ifade etti.

”2013′te yavrusunu kaybeden acılı bir anneyim”

Yalçınalp sözü 14 Kasım 2013‘te Ardahan Hanak’ta BOTAŞ’a ait transfer hattı döşenmesi işlerinde gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri alınmadığı için hayatını kaybeden işçilerden Hakan Kuruçaylı‘nın annesi Gülten Kuruçaylı‘ya verdi. Kuruçaylı, “2013′te yavrusunu kaybeden acılı bir anneyim. Adalet mücadelemi kanımın son damlasına kadar sürdüreceğim. Başka anneler aynı acıyı yaşamasın diye mücadele edeceğim. Bütün sorumlular, gerçek suçlular kimse gereken cezayı almaları için mücadele edeceğim,” dedi.

1,5 yıldır adalet mücadelesini sürdürdüklerini aktaran Kuruçaylı, asli kusuru olan kimsenin yargılanmadığını anlattı. Oğlunun çalışırken hayatını kaybeden son işçi olmasını istediğini belirten Kuruçaylı, “Belki verdiğimiz bu mücadeleyle işyerlerinde alınması gereken tedbirler alınır. İşçiler için daha insani çalışma koşulları oluşturulur,” dedi. 33 yaşındaki oğlunu kaybetmenin ne olduğunu ancak bir annenin anlayabileceğini ifade eden Kuruçaylı, “Acımız, öfkemiz katlanarak artıyor. Oğlumun huzur içinde yatabilmesi için adalet mücadelemizin peşini bırakmayacağız,” dedi.

Hakan Kuruçaylı’nın elektronikçi olduğunu, inşaatçı olmadığını, mesaisi bittiği ve görevi olmadığı halde kazı alanına gönderildiğini aktaran Gülten Kuruçaylı, “BOTAŞ çocuklarımızı diri diri toprağa gömdü. Enerji Bakanı Taner Yıldız’a defalarca seslendim. Bir başsağlığı bile dilemedi. Enerji Bakanı nerde? İlla bizi görmeleri için 301 canın mı ölmesi gerekiyor?” diye sordu.

”Sendika da davaya müdahil olmalı”

Gülten Kuruçaylı gerçek sorumlular yargılanmazsa gerekirse kendisini BOTAŞ’ın önündü yakacağını söyledi. İş cinayetleri örtbas edilmesin diye mücadele verdiklerini anlatan Kuruçaylı, “Benim çocuğum da bir babaydı. Yuvası dağıldı. Gelinim 26 yaşında tek başına kaldı. 2,5 yaşındaki torunum mezarlıkta büyüyor. Hepimiz bir kuyudayız, çıkamıyoruz, hep birlikte öldük,” dedi. Hakan Kuruçaylı ve İbrahim Uzun’un Petrol-İş üyesi olduğunu söyleyen Gülten Kuruçaylı, sendikayı da yanlarında görmek istediklerini, sendikanın davaya müdahil olmasını istediklerini aktardı.

Hakan Kuruçaylı’nın teyzesi Hatice Sedef, “Hakan ve İbrahim bir lokma ekmek uğruna ihmaller sonucu öldü. O ekmekler boğazlarından midelerine inemedi. Çocuklarının sordukları sorulara cevap veremiyoruz. Başka Hakanlar ölmesin diye adalet mücadelesini sürdüreceğiz,” dedi.

41.VAN3

Bilirkişi raporuna rağmen yargılanmıyorlar

Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin gönüllü hukukçularından Erbay Yucak Ardahan BOTAŞ davası hakkında söz aldı. BOTAŞ’ın döşediği boru hattında elektrik izolasyonunda çıkan soruna müdahale etmek için işçilerin gönderildiğini, Dubaili yüklenici firma Skar’ın inşaat ve kazı işlerinden sorumlu olduğunu anlattı: “Hakan Kuruçaylı, İbrahim Uzun ve sanık Muhammet Onur BOTAŞ’ın görevlileri. BOTAŞ ortam güvenliliğini sağlamakla görevli. Çukura girmemesi gereken işçiler çukura indirilmişler. Savcılık bilirkişi raporunda olayın nedenleri belirlenmiş. Bu rapora göre, 4 metrelik çukuru böyle kazamazsın, eğim vermen lazım. İşçinin aşağıya inmesi için basamak yapacaksın. Çıkan toprağı hemen çukurun yanı başına koymayacaksın. En az 2 metre uzağa demir tabanvayla taşıyacaksın. Aşağıya işçi indireceksen kişisel koruyucu malzemeyi sağlayacaksın. Yağmurlu hava koşullarını göz önüne alarak toprak kaymasın diye destek işlemleri yapacaksın. Bu tespitlerine rağmen sorumlular tespit edilmemiş. BOTAŞ’tan bir makine mühendisine dava açılmış. Mahkeme bilirkişiye gidince bilirkişi BOTAŞ Erzurum Şube Müdürü’nün asli kusuru olduğunu tespit etmiş. Savcı da suç duyurusunda bulunmuş. Suç duyurusuna kovuşturmaya yer olmadığı cevabı gelmiş. Pazartesi günü netleşecek.”

Erbay Yucak davadaki sorunları şöyle özetledi: “Savcılık yüklenici firmanın sorumluluğunu değerlendirmemiş. Soruşturmaya bile konu yapmamış. Erzurum Şube Müdürü ve diğer BOTAŞ yetkilileri sorumlu olmasına rağmen soruşturulmamış. Artık yapılması gereken kovuşturmaya yer olmamasına itiraz etmek, itirazın sonucuna göre Anayasa Mahkemesi ve AİHM’e giden süreci başlatmak.”

”Sendikanın davaya müdahil olması gerekiyor”

Erbay Yucak işçilerin sendikasının davayı takip etmesi için avukat tutmasının yeterli olmadığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri alınmadığı için meydana gelen iş cinayeti davasına müdahil olması gerektiğini, davayı sahiplenip kamuoyunda duyulmasını sağlamaya dönük faaliyetler içinde olması gerektiğini anlattı. Bölgede halen çalışmakta olan işçilerin çalışma koşullarının da bu davayı sahiplenerek düzeltilebileceğini belirtti. “%3 sendikalı işçi bile korunamazken işçiler neden sendikaya üye olsun,” diye sordu.

”Çocuklarımızın canını alanların gözünün içine bakarak hesap sormak istiyoruz”

13 Mayıs 2014‘te 301 maden işçinin hayatını kaybettiği Soma davasının 13 Nisan 2015‘te başlayan duruşmasını Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin gönüllü hukukçularından ve Soma’da 2 kuzenini kaybeden Berrin Demir anlattı: “Sanıkların SEGBİS’le (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ifadelerinin alınmasına karar verilmişti. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde. Kültür sarayından bozma, 350-400 kişilik bir salonda dava başladı. Savcı her aileden bir kişinin alınmasına karar vermiş. Aileler açısından çok eziyetliydi. Ailelerin isyanıyla, çocuklarımızın canını alanların gözünün içine bakarak hesap sormak istiyoruz, isyanıyla, avukatların itirazıyla tutuklu 8 sanığının duruşmaya getirilmesine karar verildi. Oysa yüz yüze prensibi ceza hukukunun temel prensibidir. Sanıklarda vicdan ve insanlıktan eser kalmamış. Türkiye’nin en büyük işçi katliamından sorumlu olanlar, cezaevinde oturup biz bu işten nasıl sıyrılırız hesabını yapmışlar. Hiçbir üzüntü, pişmanlık göstermediler.”

41.VAN6

Soma’nın ikinci duruşması 15 Haziran’da

Duruşma sürecinin çok ağır geçtiğini belirten Demir, sonraki duruşmanın 15 Haziran’da görülmeye başlayacağını, 2 hafta süreceğini, sanıkları çapraz sorguya alarak sorgulayacaklarını, zaman kalırsa tanıkların dinleneceğini anlattı. 8 üniversiteden oluşturulan bilirkişi heyetinin madende keşif ve incelemede bulunacağını da aktaran Demir, 11 Mayıs 2014′te yapılan ölçümlere göre ocaktaki gaz değerinin yaklaşık 400 ppm olduğunu, 50 ppm üzerinde ocakta canlı yaşamasının mümkün olmadığını belirtti. Sanıklara sorulduğunda dinamit patlatılması (top atımı) nedeniyle değerlerin yüksek olduğunu anlattıklarını, ancak bunun gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Demir, işçilerin çok uzun zamandan beri içerdeki zehirli gazlar nedeniyle nefes alamadıkları ve şikayetleri olduğunu hatırlattı. 11 aydır bu bilgilerin yer aldığı topçu defterlerinin bulunamadığını ifade eden Demir, kayıt defterlerinin Soma Holding’in vekillerinin elinde olduğunun da duruşmada ortaya çıktığını açıkladı. Berrin Demir Somalı ailelerin sonuna kadar adalet mücadelesinin peşinde olacaklarını ifade ettiklerini aktardı.

”Daha işçinin canını koruyamıyorsunuz, neyin vaadi?”

1 Mayıs 2012′de, resmi tatil olduğu halde, emeği gasp edilen, Arka Sıradakiler dizi setinde set işçisi olarak çalışan Selin Erdem‘in 1 Mayıs 2015′te 3. yıldönümü anması yapıldı. Selin Erdem’in annesi Hacer Erdem, “İşçilerin bayram yapması gereken, ama yapamadıkları 1 Mayıs’ta, biz kızımızın mezarında anma yaptık. Bütün bakanlar, milletvekilleri işçiye şu kadar para vereceğiz diyor, vaatlerde bulunuyorlar. Daha işçinin canını koruyamıyorlar, neyin vaadi,” diye sordu.

Esra Yalçınalp Türkiye’nin işçi mezarlığına döndüğünü tekrar hatırlatarak 1943‘ten beri resmi istatistiklere göre 85 bin, gayri resmi istatistiklere göre 125 bin işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirtti. 28 Nisan’ın iş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü ilan edilmesi için ailelerin başlattığı imza kampanyasına (www.iscinayetleriniunutma.org) imza vermeye çağırdı.

41.VAN4

2014 İş Cinayetleri Almanağı 15 Mayıs’ta kitapçılarda

İş cinayetlerinin görünür, duyulur olması, ailelerin sürdürdüğü adalet mücadelesine destek olması amacıyla çıkarılan İş Cinayetleri Almanağı‘nın 3′üncüsü 28 Nisan 2015′te çıktı. 15 Mayıs 2015′te tüm kitapçılarda olacak. Adalet Arayana Destek Grubu adına Eylem Can İş Cinayetleri Almanağı 2014‘ü tanıttı. Can, her yıl bir daha çıkarmamak temennisiyle hazırladıkları almanak bir işçinin bile hayatını kurtarmaya vesile olursa kendilerini görevlerini yapmış addedeceklerini söyledi. Almanağın Türkiye’nin “utanç belgesi” olduğunu belirten Can, almanakta nöbette dinlenen öyküler gibi 1886 işçinin öyküsünün aktarıldığını, 1886 işçinin kar hırsı, alınmayan işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri, ihmaller silsilesi, denetimsizlikler ve sorumlular yargılanmadığı için hayatını kaybettiğini vurguladı. Gazetelerin üçüncü sayfalarında yer bulabilen iş cinayetlerinin gazetelerin birinci sayfalarında yer bulmasını istediklerini ifade etti.

”Biz bu kitabı çıkartmak istemiyoruz”

İş Cinayetleri Almanağı‘nı çıkartmak istemediklerini aktaran Can, iş cinayetlerini durdurmak için birlikte davranmaya davet etti. Almanakta iş cinayetleri raporlarının yanı sıra Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin mücadelelerine de yer verdiklerini anlatan Can, 2008 Davutpaşa patlamasından beri mücadele eden aileler olmasaydı, hiçbir sanığın yargılanmayacağını vurguladı. Sendikalara, meslek örgütlerine, siyasi partilere seslendi, iş inayetlerinin dini, dili ve ırkının olmadığını aktaran Can, herkesi ceza davalarına müdahil olmaya, aileleri mahkeme kapılarında yalnız bırakmamaya çağırdı.

41.VAN5

”Kullandığımız arabada, çay içtiğimiz bardakta, giydiğimiz tişörtte işçilerin kanı var”

İş cinayetleri kadar önemli bir diğer hususun meslek hastalıklarına maruz kalan işçiler olduğuna değinen Can, akut iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilerin katbekat fazlasını meslek hastalıkları nedeniyle kaybettiğimizi, meslek hastalıklarının sadece merdivenaltı işyerlerinde olmadığını, ülkenin en büyük firmalarında TOYOTA’da, Şişecam’da, Vitra’da, Winsa’da da işçilerin meslek hastalığına yakalandığını ve bu durum ortaya çıktığında işçilerin işten atıldığını aktardı. Almanakta meslek hastası olan işçilerin seslerine de yer verdiklerini belirtti. Kullandığımız arabada, borcamda, çay içtiğimiz bardakta, üzerimize giydiğimiz tişörtte işçilerin kanı olduğunu hatırlatan Can, işçilerin talebini yineledi: “Şirketlere baskı yapın ki ölmeyelim.” Çalışırken hayatımızı kaybetmek durumunda olmadığımızı hatırlatan Can, tüm sendikaları, meslek örgütlerini, siyasi partileri iş cinayetlerini durdurmak için harekete geçmeye çağırdı.

Nöbetin gazetecisi Esra Yalçınalp 8 Mayıs’ta görülecek Muğla/Milas-Güllük AKFEN davasına, 14 Mayıs’ta görülecek Ostim-İvedik Patlamaları davasına, 15 Haziran’da görülecek Soma davasına, 30 Haziran’da görülecek Van Bayram Otel davasına herkesi çağırarak nöbeti sonlandırdı.

| Yorum bırakın |
 

41. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne davetimizdir

Basına ve Kamuoyuna

Adalet Arayan İşçi Aileleri olarak 3 Mayıs 2015 Pazar günü 13.00′te Galatasaray Meydanı’nda tutacağımız 41. Vicdan ve Adalet Nöbetimize davet ediyoruz.

 

11118483_763542600411268_487015287153416689_n

Mayıs ayı nöbetinde:

  • 13 Nisan 2015‘te duruşması görülmeyen başlayan SOMA davasını,
  • Yargıtay’ın bozma kararı sonrasında 4. duruşması 30 Nisan 2015′te görülen Van-Bayram Otel davasını,
  • 14 Kasım 2013′te Ardahan/Hanak’ta BOTAŞ’a ait transfer hattı döşenmesi işlerinde gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri alınmadan 4 metre derinliğindeki hafriyat çukuruna indirilen Hakan Kuruçaylı ve İbrahim Uzun toprak kayması sonucunda iş cinayetinde hayatını kaybetmişti. Ceza davası bitti. Malatya’dan gelen ailesiyle dava sürecini konuşacağız.

 

Vicdanlı, adalet duygusunu yitirmemiş herkes “bu vahşeti” anlayarak davranmalı diyoruz. “İş cinayetlerine dur diyebilmek için vicdan ve adalet nöbetine” başladık, devam ediyoruz.

Ve biz en çok canı yananlar, geride kalanlar için ve başka canlar yanmasın diye,

Dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de 28 Nisan’ın İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri ANMA ve YAS Günü ilan edilmesi için başlattığımız imza kampanyamız devam ediyor.

 

Bu nöbetin gazetecisi Esra YALÇINALP.

 

İŞ KAZASI DEĞİL CİNAYET!..

ÇARESİ YOK… BÜTÜN SORUMLULAR YARGILANACAK!

 

ADALET ARAYAN İŞÇİ AİLELERİ

 

unutma@iscinayetleriniunutma.org

facebook.com/VicdanVeAdaletNobeti

twitter.com/iscinayetleri

vicdanveadaletnobeti.wordpress.com

| Yorum bırakın |
 

1 Mayıs 2012′de kaybettiğimiz Selin Erdem’i anıyoruz!

BASINA ve KAMUOYUNA DAVETİMİZDİR…

1 Mayıs 2012 tarihinde, işçiler tatil günündeyken, sinema emekçisi Selin Erdem ve diğer set işçisi arkadaşları çalışmaya devam ediyordu. Arka Sıradakiler dizisinin Kağıthane/Seyrantepe’de çekim yapılan alanında meydana gelen olay sonrasında kardeşimiz, canımız Selin hayatını kaybetti.

selin-erdem-arda-siradakiler

Bizler, Selin’in ailesi, arkadaşları olarak, çalışanlar için gerekli güvenli çalışma ortamının ve diğer güvenli çalışma koşullarının yaratılmamasının sonucu olarak bu acıyı yaşadığımızı biliyoruz.

dizi-setinde-kaza-davasinda-tahliye-talebine--3863820_o

Canımızı kaybettikten 4 gün sonra, hem de “keşif ve bilirkişi incelemesi” yapılmadan dava açıldı. Göz göre göre iş cinayeti olan davada sadece şoföre trafik kazası suçundan ceza tayinine gidildi. Bütün sorumluların yargılanması için çabalarımızı sürdürüyoruz.

1 Mayıs’ta saat 14.00’te Selin’i hayatını kaybettiği yerde, 3. yılında gerçekleştireceğimiz anma etkinliğine davetimizdir.

UNUTMADIK- UNUTTURMAYACAĞIZ!

SENARYO DEĞİL, GERÇEK CİNAYET!

Saygılarımızla

ADALET ARAYAN İŞÇİ AİLELERİ

 

İRTİBAT TEL: Mustafa Tunay: 0544 656 24 84 / Sema Erdem: 0537 402 86 16

Yer: Seyrantepe İtfaiye karşısı

 

www.iscinayetleriniunutma.org

unutma@iscinayetleriniunutma.org

facebook.com/VicdanVeAdaletNobeti

twitter.com/iscinayetleri

| Yorum bırakın |
 

28 Nisan Anma ve Yas Günü yürüyüşüne davetimizdir (28 Nisan Salı 19:00 Taksim tramvay durağı)

Basına ve Kamuoyuna

Adalet Arayan İşçi Aileleri olarak hepinizi 28 Nisan İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri ANMA ve YAS Günü Yürüyüşü’müze davet ediyoruz.

Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) göre dünyada,

  • Her yıl 2 milyon 300 binden fazla kadın ve erkek çalışırken ölüyor.
  • Çalışanlar her yıl yaklaşık 337 milyon kazaya maruz kalıyor ve yaklaşık 160 milyon kere çalışma nedenli hastalıklara yakalanıyorlar.

Ülkemiz iş cinayetlerinde Avrupa’da 1′inci, dünyada 3′üncü sırada. Ulusal basına yansıyan haberlerden, İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi’nin hazırladığı raporlara göre günde 5 ila 8 işçi hayatını kaybediyor. 2015′in ilk üç ayında 351 işçi gözümüzün önünde, tek tek hayatını kaybetti. 2015′in ilk üç ayında bir Soma katliamı daha meydana geldi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) 2014 verilerini henüz açıklamadı, 1 yıl arayla açıklıyor. Açıklanan verilerse sigortasız çalışan işçiyi kapsamıyor. Meslek hastalığı olarak tespit edilmemiş ölümleri ve her ölümlü “kaza”yı da “iş kazası” saymıyor. Veriler gerçekte ne kadar işçinin hayatını kaybettiğini yansıtmıyor.

Ve biz en çok canı yananlar, geride kalanlar için ve başka canlar yanmasın diye,

İstanbul Davutpaşa, İstanbul BEDAŞ, Ankara Ostim-İvedik, Van-Bayram Otel, Esenyurt Marmara Park AVM, Zonguldak Kozlu, Milas/Güllük AKFEN, İstanbul Arka Sıradakiler dizi seti, Esenyurt Özel Doğa Hastanesi ve Soma Eynez madeninde çalışırken hayatını kaybetmiş işçilerin Adalet Arayan Aileleri olarak UNUTMAMAK-UNUTTURMAMAK için,

28 Nisan 2015 Salı günü 3. geleneksel yürüyüş etkinliğimizi saat 19:00′da gerçekleştireceğiz.

1 Mayıs’ı emekçinin birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak sahiplenenlerin, iş cinayetleriyle ihlal edilen yaşam hakkını ve adalet arayışımızı da layığıyla sahiplenmesini istiyoruz.

Dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de 28 Nisan’ın “ANMA ve YAS Günü” ilan edilmesi için change.org üzerinden başlattığımız imza kampanyamız (www.iscinayetleriniunutma.org) devam ediyor.

28 Nisan 2015 Salı

19.00 Taksim tramvay durağı – Toplanma ve yürüyüş

ÖLENLERİ AN, KALANLAR İÇİN MÜCADELE ET!

İŞ KAZASI DEĞİL CİNAYET!..

ADALET ARAYAN İŞÇİ AİLELERİ

562529_415465198552345_1589849727_n

| Yorum bırakın |
 

İş Cinayetlerini Birlikte Durdurabiliriz!

DAVETİMİZDİR

28 Nisan İş Cinayetlerini Anma ve Yas Günü İlan Edilsin

Ölenleri an, kalanlar için mücadele et!

28Nisan2015Davetiye-01 

7 yıldır davalarını takip ederek,

40 nöbettir her ayın ilk pazarı Galatasaray Meydanı’nda nöbet tutarak

Adalet mücadelelerini sürdüren Adalet Arayan İşçi Aileleri,

28 Nisan’ın dünyanın 30′u aşkın ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de

İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü

ilan edilmesini istiyor.

Aileler Nisan ayında bu talep doğrultusunda bir program düzenliyor.

Sizleri de aramızda görmek istiyoruz

İş cinayetlerini birlikte durdurabiliriz!

26 Nisan Pazar 13:00, Şişli Kent Kültür Merkezi

  • Adalet Arayan İşçi Aileleri ve gönüllü hukukçuları 7 yıldır süren adalet mücadelesine dair tecrübelerini aktarıyor.
  • 2012’den beri Adalet Arayana Destek Grubu’nun her yıl çıkardığı İş Cinayetleri Almanağı’nın 3’üncüsü olan 2014 İş Cinayetleri Almanağı tanıtılıyor.

28 Nisan Salı 19:00, Taksim Tramvay Durağı

  • Günün anlamına uygun olarak siyah giyinen Adalet Arayan İşçi Aileleri ve destekçileri Taksim tramvay durağında buluşuyor. 28 Nisan İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü ilan edilsin talebiyle İstiklal Caddesi’nde yürüyor.

28 Nisan İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü İlan Edilsin!

İmza kampanyası: www.iscinayetleriniunutma.org

BİLGİ NOTU:

  • Dünyada her 15 saniyede 1 işçi işini yaparken hayatını kaybediyor.
  • Türkiye’de her yıl en az 4 tane Soma faciası meydana geliyor.
  • 2014’te en az 1886 işçi çalışırken hayatını kaybetti.
  • Türkiye iş cinayetlerinde dünyada 3’üncü, Avrupa’da 1’inci.

28 Nisan, Uluslararası Çalışma Örgütü’nce 2001’de “Dünya Çalışma Güvenliği ve Sağlığı Günü” ilan edildi. 2014 itibariyle bu gün dünyada 30’u aşkın ülkede resmi olarak “Anma ve Yas Günü” kabul edilmiştir.

İLETİŞİM: 0537 242 64 13 – 0535 213 58 03 – 0533 543 33 01

Etkinlik Sayfası: https://www.facebook.com/events/1589054928003994/

www.iscinayetleriniunutma.org

unutma@iscinayetleriniunutma.org

facebook.com/VicdanVeAdaletNobeti

twitter.com/iscinayetleri

| Yorum bırakın |
 

Doğan Hızlan: “Bir yıllık utancın dökümü”

2014 İş Cinayetleri Almanağı hazırlanırken 2013 İş Cinayetleri Almanağı’nımız hakkında yazılanları hatırlayalım. 

Doğan Hızlan’ın kaleminden İş Cinayetleri Almanağı 2013… 

photo1

Bir Yıllık Utancın Dökümü

TÜRKİYE’DE işçilerin güvenliğinin nasıl olduğunu öğrenmek istiyorsanız “İş Cinayetleri Almanağı 2013”* kitabını mutlaka okumalısınız….

Bu kitabı okuduktan sonra, ‘taşeron’un ne anlama geldiğini, neden insanların ısrarla ‘iş cinayeti’ dediğini daha iyi anlayacaksınız.

İş cinayetlerini günlük gazetelerde kısa bir haber olarak okuyup geçiyoruz çoğumuz. Bir yıl içinde bunların nerelerde, ne kadar işçinin canına mal olduğunu sayısını unutuyoruz.Hangi işkollarında daha çok işçimiz ölüyor, onların davasının seyri gazetelere yansıyor mu?Biz bu davaları takip edebiliyor muyuz, kamuoyu bilgilendiriliyor mu?

Ne yazık ki bu soruların yanıtı, hayır! Kocaman bir hayır!

Kitabın ilk sayfasındaki ithaf şöyle:

“İş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilerin ve 2009’da yaşamını yitiren Davutpaşa Davası avukatlarından Kâmil Kirman anısına, işçi ailelerinin adalet mücadelesinin emektarlarına…”

Adalet Arayana Destek Grubu imzalı Sunuş’tan bir bölüm kitabın hayati önemini yeterince açıklıyor: “2012 yılı almanağını ‘böyle bir almanağa bir daha ihtiyaç duyulmamasını umut ediyoruz’ diye temenni ederek sonlandırmıştık. 2013’te en az 1235 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Üstelik almanakta yer alan bu tabloya ulusal basına haber olmayanlar ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmiş işçi kardeşlerimiz dahil değil!

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tespitlerine göre, çalışma kaynaklı can kayıplarının % 14’ü ‘iş kazası’ olarak nitelenen akut durumlar, % 86’sı ise meslek hastalıkları kaynaklı.”

Adalet Arayan İşçi Aileleri imzalı Ailelerden başlıklı yazı, ailelerin acılarını dile getiriyor:

“Bizler, iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin adalet arayan yakınlarıyız. Başına gelmedikçe, ateş kendi ocağına düşmedikçe, ülkemizde her gün 5 ila 8 işçinin hayatını kaybettiği gerçeğinin maalesef farkında olmuyor insan. Sevdiğinin, canının ciğerinin ekmek parası peşindeyken hayatını kaybetmesinin kederini, acısını, öfkesini tahmin de tahayyül de edemiyor. İş cinayetlerinin ‘kaza’ olarak nitelenmesinin, ölümlerin ‘kader’ denilerek kaçınılmaz ve önlenemez addedilmesinin insanı nasıl yaralayacağını düşünemiyor.”

* * *

KİTABIN bölümlemesi, önemini bir kez daha vurguluyor.

Önce ay ay 2013 İş Cinayetleri Raporu yer alıyor. Sözde kazaların tek tek dökümü yapılıyor…

Daha sonra sırasıyla, “İş kazası” durumunda ne yapılmalıdır?, “Meslek Hastalığı” nedir?, Ailelerin Adalet Mücadelesinden Kesitler, Vicdan ve Adalet Nöbeti ve son olarak Sektörden Röportajlar bölümüyle sona eriyor.

İş Kazası durumunda ne yapılmalıdır bölümü, sosyal ve hukuki anlamda öğretici nitelik taşıdığı için dikkatle okunmalı.

Ailelerin Adalet Mücadelesinden Kesitler ise yapılan mücadele konusunda örnekler sunarken, yapılması gerekene dair de fikir veriyor…

Almanak ay ay, gün gün işçi cinayetlerini veriyor. Gerçekten de bunları bir arada görmek, durumun vahametini bütün korkunçluğuyla bize belgeliyor.

2013’teki ölüm sayısı itibariyle Avrupa’da ilk sıradayız.

Ne demeli bilemiyorum…

* * *
BU almanağı hepimiz masamızın üstünde bulundurmalıyız. Çünkü ülkemizde insana, emeğe, emekçiye verilen değeri her gün bize hatırlatacaktır. Unuttuğumuzda da utandıracaktır.

(*) İş Cinayetleri Almanağı 2013, Birumut Yayıncılık Hizmetleri
Tel: 0212 2102722, Faks: 0212 2102733, almanak@birumutyayinlari.com /www.birumutyayinlari.com

Doğan Hızlan, “Bir yıllık utancın dökümü”, Hürriyet, 16.05.2014

sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/dogan-hizlan_4/bir-yillik-utancin-dokumu_26428251

 

| Yorum bırakın |
 

28 Nisan

28 Nisan İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü 

Ölenleri an, kalanlar için mücadele et!

28 Nisan “iş kazaları” ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğuna dikkat çeken, bunun için öncelikle işverenler ve devlet üzerinde bir kamuoyu baskısı oluşturmayı amaçlayan, bozuk iş organizasyonu ve “iş kazaları”, meslek hastalıkları arasındaki ilişkiye, başka bir deyişle “çalışırken nasıl ve neden hastalandığımıza, yaralandığımıza ve öldüğümüze” dikkat çeken, “can” ve “canı korumak ” ekseninde çalışanları, işçileri bir günlük faaliyetlerle bir araya getirmeyi ve aralarındaki dayanışmayı artırmayı amaçlayan bir gündür.

28 Nisan_Anma_ve_Yas Gunu1 (1)

Kanada’da 28 Nisan 1914’te ilk defa “iş kazaları”ndaki işveren sorumluluğunun hukuken tescil edildi. 1984’te Kanada Kamu Çalışanları Sendikası (CUPE) inisiyatifiyle 28 Nisan, önce sendika bazında yas günü olarak hayata geçirildi. 1 yıl sonra Kanada Sendikalar Konfederasyonu 28 Nisan’ı tek taraflı olarak “Ulusal Yas Günü” ilan etti. Kanada sendikalarının 7 kere yas ve anma günü etkinlikleri gerçekleştirmesinden sonra, 1991’de, Kanada devleti 28 Nisan’ı resmi yas günü ilan etti. Bu tarihten sonra pek çok ülkede, genellikle sendikaların önderliğinde 28 Nisan, parlamentolarda da kabul görerek resmi anma ve yas günü oldu. Okumaya devam et

| Yorum bırakın |
 

Adaletin bu mu SAVCI!

Adaletin bu mu SAVCI! 

Esenyurt Maramara Park AVM Davası 15. duruşma ─ Basın Bülteni

Esenyurt Marmara Park AVM Çadır Yangını Davası’nın 15. duruşması 8 Nisan 2015 Çarşamba 14.00’te Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

 

Esenyurt_15.durusmu_8.4.2015

11 Mart 2012’de Esenyurt Marmara Park AVM inşaatında işçilerin barınma amaçlı kullandığı çadırlarda meydana gelen yangında 11 işçi hayatını kaybetmişti. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi iddia makamı esas hakkında mütalaasını sundu.

Mütalaa bizim için hayal kırıklığıdır. Savcı, Çalışma Bakanlığı / İş Teftiş Kurulu Başkanlığı raporu, bilirkişi raporları, yangından önce hazırlanan 8 tane işçi sağlığı ve iş güvenliği kurul raporuna rağmen KAYI inşaat ve ECE firmasının beraatını istedi. Okumaya devam et

| Yorum bırakın |
 

Esenyurt Marmara Park AVM çadır yangını davasını 15. duruşmasına davetimizdir

Basına ve Kamuoyuna

Esenyurt Marmara Park AVM Çadır Yangını Davası’nın 15. duruşması için yarın (8 Nisan 2015 Çarşamba) 14.00’te Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde olacağız.

IMG_2587

 

11 Mart 2012’de Esenyurt Marmara Park AVM inşaatında işçilerin barınma amaçlı kullandığı çadırlarda meydana gelen yangında 11 işçi hayatını kaybetti. Cumhuriyet Savcılığı tarafından düzenlenen iddianameyle 13 kişi yargılanıyor.

Dava dosyası, Mahkeme tarafından Cumhuriyet Savcısı’na mütalaa için gönderildi. Yarınki duruşmada sanıklar için Cumhuriyet Savcısı’nın değerlendirmesini öğreneceğiz. Okumaya devam et

| Yorum bırakın |
 

Soma katliamı davası hasıraltı edilmesin, davayı sahipsiz bırakmayın

Soma katliamı davası hasıraltı edilmesin, davayı sahipsiz bırakmayın

40. Vicdan ve Adalet Nöbeti Basın Bülteni ─ 5 Nisan 2015

14055_752395761525952_2136286363661839172_n

 

Adalet Arayan İşçi Aileleri 40. Vicdan ve Adalet Nöbeti‘ni 5 Nisan 2015 Pazar günü 13.00’te Galatasaray Meydanı’nda tuttular. Davutpaşa patlamasında kardeşi Heybetullah Güleç’i kaybeden Hakkı Güleç, katılanlara ve dayanışma gösteren basın emekçilerine teşekkür ederek nöbeti açtı.

Basın açıklamasını Esenyurt Marmara Park AVM çadır yangınında abisi Barış Kıyak’ı kaybeden Damla Kıyak okudu. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi‘nin 2015′in ilk 3 ayında en az 351, Mart ayında en az 139 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini açıkladığını belirtti. İş cinayetlerinin de, adalet mücadelesinin de sürdüğünü anlattı.

 

10923809_752395714859290_6408217507872074533_o

Davalara destek verin Okumaya devam et

| Yorum bırakın |
 
  • Maden İşçilerini Unutma
  • Facebook/Twitter