«

»

Zonguldak / Kozlu Davası Basın Bülteni (15 Nisan 2019)

Kozlu Davasında Zonguldak havzasında maden iş kolundaki iş cinayetlerinde / katliamlarda ‘cezasızlık ve kaçınılmazlığa’ eksik de bulsak dur dendi.”

 

7 Ocak 2013’te sekiz maden işçisinin hayatını kaybettiği, yedi işçinin yaralanığı iş cinayetinin altıncı yılında mahkeme kararını verdi. Bugün (15.4.2019) görülen karar duruşmasında sanıklardan üçü 8’er yıl 4’ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemeye bile gelmeyen sanıklara iyi hal indirimi yapıldı! İki sanık hakkında 4’er yıl hapis cezası verildi, para cezasına çevrildi. Sekiz can için ödenecek para miktarı henüz belli değil! Aileler ve avukatları vicdanları yaralayan bu karara tepki gösterdi. Sorumlular yargılanıncaya ve hak ettikleri cezaları alıncaya kadar davalarının peşinde olacaklarını söylediler.

 

IMG_1101

 

Kozlu’da ne olmuştu?

7 Ocak 2013’te Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı Kozlu Müessese Müdürlüğü faaliyet sahasındaki kömür ocağında, taşeron Star İnşaat’ın eksi 630 kotunda galeri açma ve hazırlık çalışması yaptırdığı bölümde meydana gelen iş cinayetinde sekiz madenci Ahmet Şekerci (31), Hasan Bozacıoğlu (44), Hüseyin Kürekçi (56), Köksal Kadıoğlu (48), Muharrem Yapıcı (32), Muhsin Akyüz (31), Satılmış Arslan (36), Yüksel Koca (42) hayatını kaybetti, yedi madenci yaralandı.

İş cinayeti 08:00-16:00 vardiyasında milyonlarca yıl önce oluşmuş kömür katmanları içinde bulunan ve kömürleşme esnasında oluşan metan gazının degajı (ani püskürmesi) nedeniyle meydana geldi. Hayatını kaybeden madenciler taşeron firma Star İnşaat’ta çalışıyordu.

 

Yedi denetim ve 3500 lira ceza sonrası gelen patlama

Patlamanın meydana geldiği maden ocağında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin 2010 ve 2011’de yedi defa denetim yaptığı ve madendeki kırk beş eksik için, firmaya 3500 lira ceza kestiği belirlendi. TTK 2011 işletme raporunda, metan gazını önceden gösterecek sondajlar yapılmadan kazılara devam edildiğinden, daha önce vahim bir olayla karşılaşılmamasının tesadüf olduğu belirtildi. Yeterli kontrol ve degaj sondajları yapılmadığı için taşeron firmanın defalarca uyarıldığı, Sayıştay raporlarına da yansıdı.

 

Soruşturma ve yargılama süreci:

Bilirkişi raporuna göre TTK ve taşeron şirket kusurlu

Aradan geçen sürede Cumhuriyet Savcılığı’nın başlattığı hazırlık soruşturması kapsamında, dosya iki defa farklı bilirkişi heyetlerine gönderildi. Cumhuriyet Savcılığı’na teslim edilen bilirkişi raporlarında TTK yetkililerinin ve taşeron şirket Star İnşaat yetkililerinin kusurlu olduğu belirtildi.

Davada on kişi sanık olarak yargılandı. Sanıkların bir kısmı TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü idarecileri ve çalışanları, mühendisler, diğer bir kısmı ise taşeron firma Star İnşaat ve Tic. AŞ ortakları ve çalışanlarıydı. Haklarında dava açılan bu on kişinin yanı sıra, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sürdürdüğü soruşturmada alınan bilirkişi raporlarında kusurlu olduğu tespit edilen yirmi sekiz kişi hakkında, ailelerin avukatları suç duyurusunda bulundu. Haklarında suç duyurusunda bulunulan yirmi sekiz şüpheliden yirmi ikisi hakkında savcılık takipsizlik kararı verdi.

 

Bakanlık yargılanmalarına izin vermedi

Haklarında suç duyurusunda bulunulan diğer altı kişi, yani TTK Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi şüpheliler hakkında 4483 sayılı Memurların Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca savcılık soruşturma izni istedi, fakat Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı soruşturma izni vermedi. Enerji Bakanı soruşturma izni vermediği için Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz edildi, ama itiraz reddedildi.

 

Takipsizlik kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru

Aileler, Savcılığın yirmi iki şüpheli hakkında verdiği takipsizlik kararına karşı Zonguldak Sulh Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundular, fakat bu itiraz da reddedildi. Bunun üzerine Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldı.

TTK Yönetim Kurulu Başkanı ve yöneticileri hakkında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın soruşturma izni verilmemesi kararına karşı yapılan itirazı reddeden Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı da Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldı.

Anayasa Mahkemesi 9 Mayıs 2018’de verdiği bireysel başvuru kararında TTK Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyesi altı kişi hakkında Enerji Bakanınca soruşturma izni verilmemesi sebebiyle Anayasa’nın 17. maddesinde yer alan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ve yaşam hakkının usul boyutunun ihlalinin sonuçlarının kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verdi. Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada Ankara İdare Mahkemesi Eylül 2018’de soruşturma izni verilmemesi kararını  kaldırdı. Anayasa Mahkemesi’nin kararı uyarınca TTK Yönetim Kurulu üyeleri hakkında etkili ceza soruşturması yapılmasına karar verilmesine karşın bugüne kadar Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı TTK Yönetim Kurulu başkan ve üyeleri hakkında dava açmadı.

 

Kamu davası açıldı

Ölümlü ve yaralamalı “iş kazası” sebebiyle 19 Eylül 2014’te Savcılık on şüpheli hakkında taksirle birden çok kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan iddianame düzenlenerek Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açtı. Cumhuriyet Savcısı ayrıca tüm şüpheliler hakkında TCK madde 22/3’te tanımlanan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanarak cezalarının artırılmasını da talep etti.

Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık olarak on kişi yargılanıyor. Sanıkların bir kısmı TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü idarecileri ve  mühendisleri, bir kısmı taşeron firma Star İnşaat ortakları ve çalışanları.

Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2014/232 esas sayılı dosyanın ilk duruşması 21 Ocak 2015’te görüldü. 16 duruşma 16 Ocak 2019’da görüldükten sonra Cumhuriyet Savcısı mütalaasını verdi.

 

Cumhuriyet Savcısı mütalaasını verdi

Karar duruşması öncesinde Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Cumhuriyet Savcısı mahkemeye sunduğu mütalaasında tutuksuz sanıklar Şafak Sırrı Demirel ve İlal Köksal, Ersin Koparan, Kazım Eroğlu ile Nurettin Yılmaz’ın “taksirle ölüme neden olmak” suçundan ikişer yıldan on beşer yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Diğer sanıklar hakkında ise üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair kesin ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle beraat talep etti.

 

7ffcb494-64c7-4a38-8b46-da8d9a6bd410

Karar:

Bugün (15.4.2019) görülen karar duruşmasına tutuksuz yargılanan sanıkların avukatları ve hayatını kaybeden maden işçilerinin yakınları katıldı.

 

Mahkeme heyetinin vicdanlı karar vermesi istendi

Hayatını kaybeden işçilerin avukatları ve sanık avukatları mütalaaya karşı savunmalarını yaptı. Hayatını kaybeden işçilerden Ahmet Şeker’in annesi Havva Şeker karar öncesinde mahkeme heyetinin vicdanlı karar vermesini istediklerini söyledi. Altı yıl önce Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait kömür ocağında metan gazı püskürmesi sonucu sekiz madencinin iş cinayetinde hayatını kaybettiği davada mahkeme kararını verdi.

Sanıklardan Star inşaat AŞ Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, yardımcısı İlal Köksal ile proje sorumlusu mühendisi Ersin Koparan asli kusurlu kabul edilerek, TCK Md. 85/2 uyarınca 10’ar yıl hapis verildi. TCK Md 62 uyarınca cezalarından 1/6 indirim yapıldı ve 8 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkûmiyetlerine karar verildi. Bilinçli taksir uygulanmadı.  İlginç olan durum şuydu: Şafak ile İlal duruşmalara hiç gelmediği halde iyi hal indirimi aldılar.

 

TTK Kozlu Müessese Müdürü Kazım Eroğlu ile yardımcısı, Nurettin Yılmaz  tali kusurlu sayılarak TCK 85/2 maddeye göre haklarında 4’er yıl hapis cezası verildi.  TCK 62’ye göre 1/6 indirim yapılarak haklarında 3’er yıl 4’er ay hapis cezasıyla mahkûmiyet verildi. Tedbir uygulanarak paraya çevrildi. Şu aşamada sekiz can için ödeyecekleri para miktarı belli değil. 


Sanıklardan teknik nezaretçi olan, TTK çalışanı Ahmet Aktaş ile Star İnşaat çalışanı mühendisler Murat Çınar, Uğur Öztürk ile Yüksel Keskin ve Star inşaat sondörü Mustafa Ünlü kusursuz bulunarak beraat etti.


Karara itiraz edeceğiz

Adalet Arayan İşçi Ailelerinin avukatlarından Murat Kemal Gündüz, ailelerin, tüm sanıkların cezalandırılması yönündeki taleplerinin mahkemede karşılık bulmadığını söyledi. Kararın aileleri üzdüğünü ifade etti. “Beklemediğimiz bir sonuç oldu. Bir kısmını öngörüyorduk, ama bu kadar cezasızlık kültürünün yerleşeceği bir karar beklemiyorduk. Bilirkişi raporlarında çok fazla aleyhe olan husus var. Çok fazla kusur var. Buna rağmen kötü bir karar çıktı. İş cinayetlerinde cezasızlığa yol açan etkenler burada da görüldü. Bundan sonraki iş cinayetlerine zemin hazırlayan bir karar çıktı. Sonuç açısından savcı mütalaasına savunmamızı yapmıştık. Sekiz işçinin hayatını kaybetmesinin cezasını karşılamıyor. İstinaf mahkemesine itirazda bulunacağız. Çıkacak karara göre de Yargıtay temyiz hakkımız olacak.”

 

“Vicdanınıza elinizi koyun öyle karar verin dedik”

Ölen işçilerden Ahmet Şeker’in annesi Havva Şeker, sanıkların daha fazla ceza almasını beklediklerini söyleyerek, “Hiç beklemediğimiz sonuç aldık. Biz daha çok ceza almalarını istiyorduk. Sanık avukatları onların çocuklarından, iyi hallerinden bahsediyor. Biz en azından vicdanınıza elinizi koyun dedik. Kaçınılmazlıkmış! Ölen kişiler mi suçlu? Yerde yatan çocuklarımız mı suçlu? Onları kaldıralım o zaman onları konuşturalım. Bu adalet olmaz, ama Allah’ın adaleti daha büyük. Ben yüce Rabbimin adaletine güveniyorum” dedi.

 

“Zonguldak bu kaderi hak etmiyor”

Hayatını kaybeden işçilerden Satılmış Arslan’ın eşi Çiğdem Arslan karara tepki göstererek, “Söyleyecek bir şey yok. Sekiz kişi hayatını kaybediyor, dört yılla cezalandırılıyorlar. Zonguldak bu kaderi hak etmiyor. Herkesin evine ocağına tek tek bu acı düşecek, herkes bizi öyle anlayacak. Kimse bizim acımızı anlamıyor” diye konuştu.

 

Adalet Arayan İşçi Aileleri

www.işcinayetleriniunutma.org